7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6136, 5237, 5271, 5275 ve 5326 sayılı Kanunlarda değişiklik yapılmıştır.
ÇOCUK KORUMA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun No. 7593 Kabul Tarihi: 8/8/2026
18.08.2026 Tarih ve 33344 Sayılı R.G.
MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile
Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki
madde eklenmiştir.
“MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde
muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;”
ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla”
ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan”
şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;”
ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla”
ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla”
ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki
fıkra eklenmiştir.
“(4) Somut olayda;
a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
b) Güdülen amaç ve saik,
c) Suçun işleniş şekli,
d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş
olma,
hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten
öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87,
fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını
doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir.
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra
hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.”
MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“bir yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan
bir yıla” ibaresi “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan
bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun
kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde
87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile
bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.”
MADDE 4- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174
üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme
yaptırılmaksızın düzenlenen,”
MADDE 5- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk
tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde
değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra
gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 6- 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına
89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı,
psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin
çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman
görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir
yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya
ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin
yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.”
“(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan
çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir:
a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına
mahkûm olanlar.
b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına
mahkûm olanlar.
(5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak
üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden;
a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı
verilenler,
b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp,
bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla
disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi
güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar,
idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına
gönderilirler.
(6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp
ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk
kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına,
doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz
kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikte gösterilir.”
MADDE 7- 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83),
cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya
uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt
kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin
hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz
kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.”
MADDE 8- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Amaç dışı bıçak taşıma
MADDE 43/C- (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli
ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun
kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici
aletlerin;
a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan
Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve
Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili
yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi,
b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar
tarafından satın alınması veya taşınması,
yasaktır.
(2) Birinci fıkrada sayılan yasaklara uymayan kişiye beşbin Türk
Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim
olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili
makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
(3) Birinci fıkrada sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi
suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(4) Birinci fıkrada sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına
ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine
mülkî amir tarafından karar verilir.
(5) Birinci fıkradaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını
doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli
ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve
yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülkî amir tarafından çocuk
hâkiminden tedbir talebinde bulunulur.
(6) Bu madde hükümleri internet satışları ve mesafeli satışlar için de
uygulanır.
(7) Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve
benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması
ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.”
MADDE 9- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci
maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Yönlendirme tedbirleri
MADDE 5/A- (1) 5 inci maddede düzenlenen koruyucu ve destekleyici
tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu
olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri
olarak anlaşılır.
(2) Yönlendirme tedbirleri olarak;
a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik
merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve
Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından
yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine
katkı sağlayacak görev almalarına,
b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon
hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek
cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla
olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya,
riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital
platformlara erişimin engellenmesine,
c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel
yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine
katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen
eserleri okumaya,
d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı,
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel
yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park,
bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya,
belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine
katılmaya,
e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile
davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları
için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için
belirlenecek programları tamamlamaya,
hükmedilir.
(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve
dördüncü fıkraları uygulanır.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 10- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı
hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu
değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere
bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye
ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman hekim tarafından tespit edilmesi hâlinde,
acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor
düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten
itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan
itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç
uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye
sunulur.
(5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında
en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi
veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen
sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte
ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda
yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine
getirir.
(6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli
tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya
sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate
alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna
uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.”
MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari
tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli
Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.”
MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde 5/A maddesinde
düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da
denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek
yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir.
(3) Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az
olması hâlinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.”
MADDE 13- 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme
yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi
tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme
yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.”
MADDE 14- 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş
tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım
istenebilir.”
“(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların
koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve
ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takibi vali ve kaymakam tarafından
sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal
hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür. Hâkim veya mahkeme tarafından
verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere
ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir.
(5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının
gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden
sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve
aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar
tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca
itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini
müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk
hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.”
MADDE 15- (1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler
Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt
bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde
değiştirilmiştir.
(2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun
253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen”
ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun;
a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi
“adli süreçteki”,
b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen”
ibaresi “adli süreçteki”,
c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt
bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer
alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi
“hakkında adli süreç yürütülen”,
d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça
sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi
“hakkında adli süreç yürütülen”,
f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça
sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi
“adli süreçteki”,
ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça
sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça
sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen”
ibaresi “adli süreçteki”,
ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi
“adli süreçteki”,
i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça
sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça
sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça
sürüklenmesi” ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”,
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 16- Bu Kanunun;
a) 8 inci maddesi ile 5326 sayılı Kanuna eklenen 43/C maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi hükmü 1/12/2026 tarihinde,
b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.